TR
  • English
  • Türkçe
  • العربية
  • українська
  • русский язык
  • Français
  • español, castellano
  • Deutsch
  • 48 saatte

    Eskişehir

    Birinci Gün

    Günün erken saatlerinde Eskişehir’e geldiysen Porsuk Nehri kenarında bir fincan Türk kahvesi içip güne başla. Keyifli bir gezi için enerjiye ihtiyacın olacak. İnönü Caddesi üzerindeki kafelerde Eskişehir Simidinin de eşlik ettiği güzel bir kahvaltı yap. Ardından Hamamyolu Caddesi üzerinden tarihi Odunpazarı’na gel.

    Tarihi Odunpazarında başlayan gezide dar sokakların iki yanına sıralanan ve 19. yüzyıl sivil mimarinin en güzel örneklerinden olan Odunpazarı evleri arasında yürüyüş yap. 16. yüzyılda yapılmış bir Osmanlı eseri olan Kurşunlu Külliyesi ve Cami’ni gezebilirsin.

    Kurşunlu Külliyesi’nin tabhane olarak adlandırılan bölümde bulunan Eskişehir El Sanatları Çarşısı’nda ney yapımı, lületaşı, ebru, tezhib, hat, gümüş işlemeciliği, gibi el sanatlarının en güzel örneklerini görebilirsin. Çarşının hemen yanında yer alan ve dünyada sadece Odunpazarı’nda bulunan Lületaşı Müzesi’ne uğramayı unutma.

    Odunpazarı evlerinden aşağıya doğru inince, eskiden odunlarını satmaya gelen tüccarların kaldığı, günümüzde ise lületaşının yanı sıra geleneksel el sanatları ürünlerinin üretildiği ve satıldığı Atlıhan El Sanatları Çarşısı’na uğra. Mimarisi ve dokusuyla bulunduğu ortama tamamen uyum sağlamış olan Odunpazarı Modern Müzesi’ni ziyaret ettikten hemen sonra yanında bulunan Çağdaş Cam Sanatları Müzesi ilgini çekebilir.

    Tüm bu müzeleri gezerken Odunpazarı’nın tarihi dokusunda, mutlaka Eskişehir ile bütünleşen çibörek tatmalısın.

    Eskişehir tarihinde gerilere uzanmak ve eski bir tarihi tanımak için Eti Arkeoloji Müzesi’ne gidebilir, interaktif uygulamalarla tarihe tanıklık edebilirsin.

    Sabah kıyısında yürüdüğün Porsuk Nehri’nde şimdi gondola binme zamanı. Gondol veya tekneyle turlayabilir, şehri bir de bu açıdan izleyebilirsin.

    Hala vaktin varsa Eskişehir’e gelmişken 1961 yılında üretilen ve Türkiye’nin ilk yerli üretim otomobili olan Devrim’i görmeyi de unutma.

    Günü Eskişehir’in bir diğer lezzeti olan Balaban Kebap yiyerek tamamlayabilirsin.

    İkinci Gün

    Frig’lerin Eskişehir topraklarında bıraktıkları mirası, kentin en görkemli anıtı Yazılıkaya Midas Anıtı'nı görün.

    Kümbet'te Zahren Vadisi'ni gezin.

    Mihalıççık'ta Gürleyik Şelale'sini görün.

    Osmanlı'nın ilk fethettiği kale olan Karacahisar Kalesi'nin izini sürün.

    Sivrihisar'da Ulu Cami'deki ahşap işçiliğini, Alemşah Kümbeti'ndeki Selçuklu sanatını görün; Nasreddin Hoca'nın doğduğu evi, Ermeni Kilisesi'ni ve Pessinus Ören Yeri’ni gezerek tarihe tanıklık edin.

    Seyitgazi'de Seyyid Battal Gazi ve Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi ve Türbesi’ni ziyaret edin.

    Karabayır Bağları'nda bisiklet turuna çıkın.

    Seyitgazi Seyircek Kalesi'nden doyumsuz manzarayı seyredin.

    İnönü Uçuş Eğitim Merkezinde hava sporlarını deneyin.

    Çatacık Ormanları'ndaki geyiklerin doğal yaşamına şahit olun.

    Mahmudiye'de ata binmenin heyecanını yaşayın.

    Çifteler’de Sakarya Nehri’nin doğduğu yerde dalış yapın.